Özel ve devlet sektörü dışında bir yapılanma olarak üçüncü Sektör de denen Sivil Toplum Kuruluşları(STK)kar amacı gütmeyen, günüllü ve ortak çalışma bilinci ve sosyal adab ile işleyen girişim alanlarıdır.
Bu kuruluşlar, toplumsal sorunların hallinde olduğu kadar demokrasinin, ortak çalışma kültürünün ve sosyal adabın gelişiminde de önemli işlevlere sahiptir.
Gençlere sivil toplum girişimi ve kültürünü kazandırmak çok önemli olduğu için STKlar bünyelerinde bulunan gençler için önemli bir görevi yerine getirirler.
Ortak çalışma, ortak fikir üretme ve bunlardan doğan ORTAK RUH çok önemlidir.
Ortak ruh oluşturmak, bir arada iş görme ve aynı dili konuşur hale gelme ve sürdürülebilir olma açısından çok yararlıdır.
Ortak ruhu yeşertemeyen STK’larda yapılanların şirket birlikteliklerden ayrımı kalmaz.
Kaldı ki şirketler bile verimliliği artırmak için ortak ruh oluşturma faaliyetlerine ayrıca yatırım yapma ihtiyacı duyarlar.
Yaş ve statü farkı gözetilmeden gönüllülük statüsünde bir araya gelen katılımcılar, iş görme ve ortak bir ideali paylaşmak üzere eşitlenmişlerdir.
Yine şirketlerden farklı bir yapıyla ast-üst ilişkilerinin yerini ortak ruhu geliştirici görev paylaşımı ve inisiyatifiyle, en çok da kendine sorumlu olan bireysel katılımcıların birlikteliğine dayanır.
Gençler, resmi eğitimleri sırasında kazanamadıkları bazı sosyal kişilik yapılanmalarını, sivil toplumda kazanma fırsatı bulurlar.
Kendi fikirlerini açıklamak, birbirini anlamaya çalışmak, fikirsel farklılıkları kızmadan karşılamak, ortak sorumlulukları kavramak konularında eğitilerek daha bilinçli yurttaşlara dönüşürler.
Konuları ne olursa olsun sivil toplum katılımcıları, sivil girişimleriyle topluma sağladıkları artılara ilaveten demokratik anlayış, ortak ruh ve iş görme deneyimleriyle kişiliklerine de olumlu katkı sağlarlar.
Gençlere verilecek STK kültürü, bu nitelikler üzerinden biçimlenir.
Sevgi Özkan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder