Avustralya 'daki bir üniversitede Lingodroid adıyla geliştirilen bir program sayesinde Robotlar,
birbirlerini anlayacaklarmış.
İnsanların kullandığı dille yüklenen bilgileri anlamayan robotların, bu programla geliştirilecek özel dil sayesinde birbirlerini anlamaları sağlanacakmış.
Geçenlerde buna benzer bir duyuruda da robotlar arası bir iletişim ağı kurulacağından bahsedilmişti. İlgililerin açıklamasına göre robotlar, oluşturulan veri tabanıyla bir mekanı bulabilecek ve birbirlerini herhangi bir mekana yönlendirebileceklermiş.
Dr. Ruth Schultz, "Robotlar arası dilin insanı devre dişi bırakması çok önemli, çünkü robotlar kendi ürettikleri kelimelerle insandan bağımsız olarak anlama yeteneğine sahip olacaklar."diyor.
Deney sırasında tekerlek üzerinde hareket eden robotlara kamera ve lazerli ölçüm cihazı ve kelime içeren bir harita takılmış. Bu olanaklara mikrofon ve kolon da eklenerek robotların bu donanımlarla birbirlerini yönlendirebilmeleri sağlanmış. Hatta Robotlar kendi kelimelerini de üreteceklermiş.
İnsanların günlük perspektifte pek de algılamadıkları bu gelişmeler, anlama ve hareket etme kapasitesi insandan bağımsızlaşan ve daha da gelişen bu makinelerle nasıl bir dünyaya doğru evrildiğimizi düşündürüyor.
Ülkelerin böyle bağımsız robotlar ordusuna sahip olduğu ve insanların onlara söz geçiremediği endişesi uzak bir olasılık olmaktan hızla çıkıyor.
Sibernetik bilminin devamlı geliştirdiği ve öngördüğü dünyada belki de insandan daha anlayışlı robotlara sahip olunabilecek.
Bu nedenle bu gelişmelere korkmalı mı sevinmeli mi karar vermek zorlaşıyor
İnsanlara laf anlatamazken bir de robotlara laf anlatmak sorunu, insanlar için yepyeni bir sorun olarak ufukta beliriyor.
Genellikle insanların birbirlerinin ne dediklerini anlamamalarıyla şekillenen toplumsal iletişime robotlarla anlaşmak için özel bir dil şartı da eklenince, Robot kafalı insanların dünyasına girmek, laf anlamaz kafalıların dünyasından daha umut verici olabilecek mi ?
Bu soruyu cevaplamamız oldukça yakındır gibime geliyor.
İnsan insana anlatamadıklarımızı anlayan bir robota sahip olacağımız veya robotça öğrenip robot taklidi yaparak aralarına karışacağımız bir yeni algı dünyasının karma düzenine mi doğru ilerliyoruz acaba?
Korkum, kendi eliyle oluşan gelişmelerle baş edemeyen insan aklının çaresizliğine düğümlenmekten ibaret değil.
Esas korkum, eski bir fıkra gibi anlatılan bazı davranış gerçekliğimizle ilgili.
İlk gördüğü bilgisayara soru sorma sırası gelince "ne var, ne yok?" diyerek robotun algı programını altüst edenlerimiz gibi şimdi de toplumsal sorunlarımızın hallini istemeye kalkarak depresyona sokacağımız robotlar olur mu endişesiyle ilgili.
Sevgi Özkan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder