3 Mayıs 2011 Salı

Hanidir öz ve içerik özgünlüğü üzerinde düşünmekteydim.
28 Nisanda Radikal gazetesinde yayınlanan Serdar Kuzuloğlu'nun bu noktaya dikkat çeken yazısı hoşuma gitti.
İçerik üretmekle, içerik türetmek arasındaki farkı analiz eden yazısını onaylayarak okudum. Bu durumu, ben de İnternet entellektüelliği olarak ifade ediyorum.
Bilgiden düşünce üretmenin yerini bilgi parçacığı ve söylenti kaydından dedikodu türetip paylaşmanın aldığı bir kültürel iletişim biçimi yaygınlaşmış durumda.
Eskinin kulaktan kulağa oyununun yeni çeşitlemeleri yaşanıyor gibi.
Ünlü isimlere mal edilen şiir ve fikir yazıları gerçeği yansıtmasa da iletilip paylaşıla paylaşıla gerçek yerine kabul görür oldu.
Telif kültürü henüz tam benimsenmemiş bir toplumda gerçek sahibi güme giden bir genel kültür ve fikir ortamı doğuyor.
Bu eğreti bilgilerin paylaşımı bilgilenme alanını çöplüğe çevirmiş bulunuyor.
Yazma ihyiyacı arttikça konu ihtiyacı da artıyor. Ama düşünme ihtiyacı duyan yok gibi.
Asıl sorun bu sanal bilgilerle oluşan kamu oyunun dünya ve gerçekleri algılama yanılgısı.
Bu açıdan Kişisel sorumlulukların arttığını iyi kavramak ve peşine yığınları takan yanlış iletilerin aktarıtıcısı ve türeticisi olmamak gerekiyor.
Gerçek iletişim buradan doğacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder