7 Mayıs 2011 Cumartesi

Yeni nesillerin küresel vizyonlu "çevre kültürüé bilinci kazanmaları gittilçe önem kazanıyor.
Eğitim müfredatına dil ve din tartışmaları dışında ve hepsinden önemli olarak
zorunlu Çevrecilik dersleri eklenmeli.
Şok haber kültürünün allak bulak ettiği kafalara uzun vadeli ve yarını düşündürten çevrecilik olgusunu önemsetmek zor.
İleriye dönük tehlikeleri nasıl algılamadığımız İstanbul depremiyle ilgili tutumlarımızdan belli oluyor.
Ayrıca tehlike kavramına yanaşma biçimimiz de, başlıbaşına tehlike içeren yaygın bir davranışı modelliyor.
YYanlış yapanlar rın sergiledikleri bize birşey olmaz tavrı toplumca bilinmeyen bir sigortaya güvendiğimizi dayandığımızı gösteriyor.

Yanlışı bilebile yapma alışkanlığı doğru davranma kaygısını geçersiz kılmış gibi. Arabada kemer takmayı isteğe bağlı bir seçenk olarak algılayanların ileride dünyalı olarak başimıza gelecek olanlarda kendi sorumluluğunu kavraması mümkün mü? Tabii ki hayır.
İnşallah ve maşallah sigortasına dayandırılan bir yaşam biçimini kuşaktan kuşağa marifet gibi algılatmamız bu davranışı genetik kodlamış olmalı ki
bilinçli davrananlara anormal gözüyle bakılabiliyor.
Bireysel değerleri taşıma gücünün ortalama algıya yenik düştüğü toplumumuzda
aklın yaşamla mücadelesi çok zorlaşıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder