Toplumun ortalama akıl yaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplumun ortalama akıl yaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2011 Pazar

ORTAK KODLANMALARIN ORTAK AKLI

Meral Tamer’in Milliyet gazetesindeki (18.02.2011) yazısı digital ve analog saat üzerinden zaman algısını ve sanal kodlanmaların insan ve topluluklar üzerindeki yeni etkisi üzerine düşündürücüydü.

Tunus ve Mısırdan sonra özellikle Kuzey Afrika ülkelerindeki halk ayaklanmalarının, dayandırıldığı pek çok neden yanında iletişim ve bilgi devriminin insanlardaki yeni yansıması gibi yorumlanması da bu gerçeği işaretliyor.

Sosyal olayların tek bir etkenle biçimlenmediği, çok yönlü etken ve birikimlerle oluştuğu sosyolojik gerçeği iyi okumak, gidişatı iyi algılamak için çok yönlü bakış ve düşünmeyi önemli hale getiriyor.

Artık, digital göstergelerin oluşturduğu zaman algısıyla kitlelerin aynı anda ortak bir amaçta birleşip istenmeyeni yıkıcı bir etki göstermesi kaçınılmaz hale geldi denilebilir.

İstenmeyeni yıkan bu ortak aklın gücü, henüz neyin istendiğini aynı ortak dilek üzerinden oluşturup yerine getirmeye de yetiyor mu burası henüz belli değil.
Yani digital kodlanmaların anlık gerçeğe çevirdiği dikkatleri, geleceğe dönük düşünce perspektifine dayalı bir ortak güç haline getirip getirmediği başlı başına bir düşünme ve tartışma konusu.

Tarihsel determinizmi zorlayan ve hızlı değişimlerin tarihi öneminin daha yaşarken algılatan  günümüzde, geleceği öngörmekte zorlanan interaktif bir tarih bilinciyle yaşıyoruz.

Etkin güç odaklarının çıkarları doğrultusunda yönlendirilen sosyal oluşumların şu veya bu biçimde yönlendirilemez kitleler yaratmaya başladığı küresel bir kaosun, tüm sosyal düzenlerin vidalarını gevşettiği bir çağa ulaşmış bulunuyoruz.

Dünya uygarlığının ortalama aklının, durumun üstesinden gelebilecek bir gelişmişlik gücüne sahip olup olmadığı da küresel perspektif açısından ayrı bir merak konusu.

  

29 Ekim 2010 Cuma

CUMHURİYETİMİZ KUTLU OLSUN

Beni affet Sevgili Günlük
mü desem sevgili Bloğum mu, bilemiyorum.

Seni ihmal ettim.

Çesitli gruplara yazdığım yazıları buradan servis etmediğim bunu doğru bulmadığım için ayrıca buraya yazı yazamaz oldum. Tabii ki zaman darlığı önemli bir etken.

Okuyacaksın, düşüneceksin, karşılaştırıp fikir üreteceksin bütün bunlar fabrikasyon değil butik üretimler olarak epey zaman alıyor.

Bundan sonra yapabildiğimce günlük analizlerimi burada yazıya geçirmek, belki daha uygun olacak.

CUMHURİYETİMİZ KUTLU OLSUN.

Cumhuriyetimizin seksenyedinci yılını kutlamak çok onurlu ve umutlu bir duygu.
Bugünü dedikodu seviyesinde tartışmalarla geçirmek gerçekten abes.

Toplumsal düzende bunca yıldır çeşitli cehalet odaklarının yorumlarıyla biçimlenen uygulamaları ve bunların yol açtığı sonuçların yanlışını illa Cumhuriyetin kuruluşuna bağlamak ayrı bir kafa karışıklığını gösteriyor. 

Cumhuriyetle kazanılanların üzerine neler inşa edilerek yükseltilebilineceğini düşünmek yerine cumhuriyetin yanlışlarının kökenini tek yönlü bakışlarla saptamaya çalışmak gerçekten anlamsız.
Zira bugünün mantığı ile geçmişe bakmak yanlışından kurtulamayanların, geçmişteki hatalara nelerin yol açtığını tam da kavramıyorlar.

Toplumları oluşturan bireylerin ortalama akıl yaşının toplumumuz için çocukluk seviyesine denk gelmesi bugün de geriye dönük yapılan değerlendirme yanlışlarına zemın hazırlayan en önemli etken.

Yanlışların tartışılma biçimi suçlu avına çıkıp kişi ve kurumları cezalandırmakla yetinmek olunca bunların düzeltilme şartı da çok iyi anlaşılamıyor.

Sanayi aşamasından geçmeyen bir toplumdaki birey özgürlüğü kavramının, bu aşamadan geçen toplumlara göre farkını hesaba katmadan o suçlu, bu suçlu demenin abesliği ortada.

Esas yanlış uygulamaları doğuran mantalitede her şeyden önce aranması gereken cehalet olgusu ihmal edilince, iş sadece hainlik bazında değerlendiriliyor.
Ülkemizde önemli bir temel girişim olan Cumhuriyet, analiz adıyla yapılan suçlu arayıp cezalandırma gibi anlamsız değerlendirme ve kavgalarla günümüzde ileriye götürülmek şöyle dursun hırpalanıyor.

Ne olur herkesin diline doladığı şu sosyolojik açı sözü gereği gibi bilinse ve algılansa.

O zaman toplumumuzda genel algı ve ortalama akıl yaşı daha bir yükselecek.

Yeterki bilmediğimizi bilelim ve her dönemin etkileşim boyut ve şartlarını iyi kavrayıp yanlış paralellikler üzerinden benzerlik kurmayalım.

Sevgi Özkan