küresel demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küresel demokrasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2010 Perşembe

Katılmadığın kalabalık, tenha mıdır?



Sayıca ne olursa olsun oluşturulan kalabalık, bilinçli veya bilinçsiz bir tercihi yansıtır

Birey, hangi kalabalıkta varlığını duyar?
Sürü içgüdüsüne dayalı kalabalık neyi gösterir?
Katılmadığın kalabalık senin için tenha mıdır?
Konumlanmayla değişen kalabalık algısına göre tenhalık, her zaman geçersizlik, taraftarsızlık veya elit veya azınlıkta olanı mı gösterir?

İçinde bulunduğumuz kalabalık aidiyet ve eşitlik duygumuzu pekiştirir. İçinde olmak ve dışında kalmak içten ve dıştan bakışın oluşturduğu farklı algılar, farklı anlamlandırmalara yol açar.

Katılmadığımız kalabalık gizli bir çekicilik taşısa da içinde olmanın seçilmediği kalabalık, seçmeyen için çoğu kez yeterince kalabalık değildir.

Üzerinde düşünülecek bu sorular aslında en çok demokrasinin dokusuna ilişkin tartışılacak noktaları yansıtır.

Kimileri sayısal çokluk yani çoğunlukçuluğu doğru ve geçerli olan gibi algıladığından çoğunlukçu ve çoğulcu kavramları demokrasi üzerinden de tartışılıyor. Kalabalık sayma algısı ve ölçüsü bu yönden üzerinde düşünülecek bir konu.

Sevgi Özkan

30 Kasım 2010 Salı

ŞEFFAFLIK MECBURİYETİ HER ALANI ZORLUYOR.

Herkes, herkesin, herkes hakkında söylediğini bilseydi, kimse kimseyle konuşmazdı.

Yaygın olarak kullanılan doğru sözlerden biridir bu. Sosyal medyanın bu dikkati oluşturma işlevi buradan kaynaklanıyor olabilir.

Bugüne kadar söylediğim pek çok şeyden pişmanlık duydum ama söylemediklerimden asla.

Bu da sözel veya yazılı ifade otokontrolü açısından önemli bir gerçeği işaretliyor.

Kitle iletişiminde öne çıkan yazılı iletişim araçları yazıyı, sözden daha etkili hale getirdi.
Her yazı kişi için lehine veya aleyhine bir belge kaydı oluşturuyor.
Ses kayıtları üzerinden suç isnadının yasal dayanaktan yoksun olsa bile geçerli bir belgeye dönüştürüldüğü de özellikle ülkemizde görülebiliyor.

Son günlerde dünya kamuoyunun dikkat alanına giren Wikileaks belgeleri şu ana kadar mevcudunun çok azı yayınlansa da, yazılı metinlerin politik gücünün nasıl da kullanılabileceğini çok iyi ispatladı.

Dedikodu nitelikli bilgilerin ortak algıları pek çok noktadan zorlamaya başlaması bir söz sızıntısının nelere mal olabileceğini iyice gösteriyor.

Daha yakın bir geçmişte açık denizde kurulu Petrol Platformundaki arıza nedeniyle denizleri mahveden petrol sızıntısı henüz unutulmadan, toplumsal dengeleri bozan böyle siyasi kaynaklı sızıntıların her yanı kapladığını görüyoruz.

İnsanın doğaya verdiği zarar, insan doğasından doğan yanlışların insanlara verdiği zararın yanında daha mı az bunu ölçmek zaman istiyor.

Günümüz etkileşiminin çok farklı olması, geçmişte bu tür politik skandallar olduğunun söylenmesiyle dengelenmiyor.
Zira artık “şeffaflık” tüm iletişim alanlarını ve dünyalıları zorluyor.
Önemli sakınca, şeffaflık adına gösteri yapılmasının da pekala mümkün olabilmesi.

Ama foyaların ortaya çıkması önlenemeyecek bir iletişim dönemine geldiğimiz için en iyisi
Küresel demokrasiye buradan gidilecek diye umutlanmak olabilir.
Sevgi Özkan