İLERİ PERVASIZLIK YÖNETİMİ
Cumhuriyetin bu kadar pervasızca yıpratıldığı tüm kurumların keyfi
idarelerle işleyiş düzeninin deforme edildiği olmamıştı. Yeni Türkiye derken
eskisini işlemez hale getirenler kendi yaptıklarının içinden kendileri de
çıkamıyorlar.
İktidarın baştan çıkarıcı cazibesinin kural tanımaz
anlayışlarla yapılanları kitabına uydurmaktan daha çok, yepyeni kitap
oluşturan kontrolsüz yönetimi, güçler dengesini tamamen bozdu.
Var olan yasalara zaten uymayanlar, benmerkezci keyfi icraatlarına
uyan ve bir torbaya konan düzenlemelerine yasal kılıf uydurmayı adet
edindiler.
Uzaktan emirli otomatik oylamalarla tüm bağlantılar bozulunca hiç bir
konuda davacı olmanın etkisi ve beklentisi kalmadı.
Toplumun bugününü ve geleceğini biçimleyen bunca yıllık demokrasi deneyimine
hiçe sayan düzenlemelere, ileri demokrasi adı takılarak dokunulmazlık
kazandırıldı.
"Yüzde kırk dokuz, yüzde elli demektir ,o nedenle ben istediğimi
yaparım" antidemokratik anlayışını kaba kuvvet mantığıyla
uygulayıp, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran
yönetim, "sıkıysa karşı çık" tehditleriyle sürdürülmeye
başlandı.
Kendine kayıt şartsız sorgusuz sualsiz uyanların dışında görüş bildiren,
eleştiren, beğenmeyen veya susarak protesto edenleri "milletim"
şemsiyesinin dışında bırakan bir güç oluşturuldu. Toplumu çeşitli
tanımlamalarla bölerek birbirine düşürme girişimi hayret ve esefle izlenirken,
gidişin felaketini gören her kesimden insanlar birbirine aman sakin
olalım telkinleri yaparak sorumlu davranmaya çalışırken, bunu yapan
yönetim karşısına aldıklarını kendi yaptıklarına ses çıkarılmamasını sorumluluk
olarak telkin etmeye başladı.
Bu kadar eksilerin bir araya gelmesiyle, insanların her geçen gün artan
endişelerini gören yöneticiler, panik halinde her şeye
saldırmaya başladı.
Artık seçimlere de güven duyulmayan bu düzen insanlarımızı stres,
umutsuz ve güvensizliğe sürüklüyor.
Önce sıkı dost olup sonra kavga etmekle tekrarlanan bu pervasız
davranış, bir milletin kaderiyle oynamaya başlayınca "bir kötünün
yedi mahalleye zararı dokunur" sözü geliyor akla.
Eninde sonunda iyinin anlamını yeniden inşa
edeceğinden kötüler er geç yok olur da, bu kaç nesle mal olur
işin can sıkıcı yanı bu.
Sevgi Özkan